9 Mayıs 2015 Cumartesi

İşletme Arketipleri

 
                   Psikanalizin en önemli kuramcılarından Carl Jung tarafından ''Arketipler ve Kolektif Bilinçdışı''(1934) adıyla yazdığı eserde tanıttığı ''arketip'' ve ''kolektif bilindışı'' kavramları psikolojide önemli bir yer tutar.
 
                   Jung, Freud'un psikanalize dair görüşlerini daha da ileri taşıyarak, bilindışının kişisel deneyime dayanmayan fakat demografik açıdan çok farklı insan topluluklarında bile ortak anlamlar taşıyan sembolleri içeren,evrensel ortak bir bilinçdışı belleğin olduğunu iddia etmiştir. Bu belleğin içerdiği bilgiler insanoğlunun geçmişine ait deneyimleriyle edindiği ve kalıtsal yolla bugüne taşıdığı şablonlardır.Jung bunlara ''arketip'' adını verir.
 
                   Latince bir kelime olan ''archetypum'', ilk şekillenen anlamına gelir. Arketipler, kalıtım yoluyla geçen duygu ve davranış şablonları olarak düşünülebilir. İnsanoğlu binlerce yıldır ekonomik faaliyetler içinde bulunduğundan ekonomiye dair arketiplerde bilinçdışında yer etmiştir. Ticarette, üretimde ve paylaşımda bu şablonlara uyan kişilikleri görmek mümkündür.
      
                   Şimdi anlıyorum ki,iş hayatım boyunca gördüğüm birçok insan tipi aslında aynı arketiplerin farklı zaman ve mekanlarda bulunan türevleriymiş. İşletmelerde ve aslında günlük hayatımızın birçok noktasında karşılaştığımız bu tipleri aslında en güzel betimleyen yine çok önemli bir psikanalist olan Erich Fromm'dur.
 
               Fromm, insanı üretken ve üretken olmayan insan olarak ikiye ayırır. Üretken olmayan insanı beş tipte inceler. Bu tipler aslında birer arketiptir ve iş hayatımızda bu şablonlara uyan birçok karakter ile de karşılaşmışızdır veya karşılaşabiliriz. İlk dördünün olumlu veya olumsuz yönleri beraber bulunmaktadır. Beşinci tip ise tamamen olumsuzdur. Bunlara bakarsak,
 
             1-Alıcı Tipler: İçinde bulundukları durumdan memnun olan, hatta sorgulamayan tiplerdir. Kendilerine verilen ile yetinirler ve daha iyiye gitmek gibi bir amaçları yoktur. Tam görev adamlarıdırlar. Olumlu tarafları hırs barındırmadıkları ve kısmen özgüvenleri zayıf olduğu için iş hayatında kimsenin pek talip olmak istemeyeceği işleri yapmaktan gocunmazlar. Onlar için önemli olan günü kurtarmaktır.
 
            2-Sömürücü Tipler: Bunlar bir işi yapmaktan çok; o işi başkalarının üzerine yıkan ve bunda vicdani veya ahlaki bir beis görmeyen tiplerdir. Kurumun ve çalışma arkadaşlarının zamanını çalmaktan rahatsızlık duymazlar. Aslında yetenekli kişilerdir, zeka ve becerilerini ise kurum yararına kullanmayı tercih etmezler. Çoğu zaman sömürülen kişiler bunun farkında bile olmazlar. Birebir takip ve kontrol mekanizmaları ile kısmen faydalı olabilirler.
 
           3-İstifçi Tipler: Güce aç ve bunun paylaşımında cömert olmayan tiplerdir. Kendilerini farklı, diğer çalışanları değersiz görürler. Kendi konumlarına yakın buldukları kişiler ile temas kurmaya ve çevrelerinde yapay bir kalkan oluşturmaya çalışırlar. Hırslı kişilikleri, beceri ve liyakat ile birleşirse başarılı ve faydalı olurlar. Beceri ve liyakat olmadan belli bir pozisyona ulaşmışlarsa, komik durumlara düşen kıfayetsiz muhterisleri görmek olasıdır.
 
           4-Pazarlamacı Tipler: Bu kişiler kendilerini nasıl daha başarılı bir şekilde pazarlayıp satabileceklerine takıntılıdır. Yapmaları gereken basit bir görevi bile yerine getirdiklerinde süsleyerek anlatırlar. İyi birer hatipdirler, demogoji (laf  cambazlığı) ile hedeflerine ulaşmak isterler. Küçük bir başarı bile reklamları için yeterlidir. Daha iyi maddi olanaklara ulaşmaktan çok saygınlık ararlar. Tembellik ise belirgin özellikleridir. Saygınlık ihtiyacı bir motivasyon aracı olarak değerlendirilirse verilen görevleri hakkıyla yerine getirme şansları artar.
 
           5-Nekrofil Tipler: En olumsuz kişilik tipidir. Sadece olumsuz düşünür. Ona göre işyeri çok kötü yönetilmektedir ve uçurumun kenarındadır. Kendi değeri bir türlü bilinmemiş ve hakkı yenilmiştir. Sürekli mızmızlanarak iş yaparlar, keyifsiz ve kötümserdirler. Küçük sorunları büyütürler, pragmatik ve hızlı çözümleri aramazlar. Düzen takıntıları vardır. Bu fikirlerini dedikodu yoluylada çevrelerine yayarlar. Bu tipler yönetici pozisyonuna bir şekilde ulaşmışsa kurum ciddi tehdit altındadır. 
 
           Bütün bu yukarıdaki sayılanlar üretken olmayan insanın belli başlı karakter tipleridir yani arketipleridir. Peki, ''üretken insan'' olarak tanımlanan arketip nasıl davranır?
 
             
 
 
              Üretken insan daha yüksek hedeflere ulaşmak için sürekli çözümler arar. Esnektir, öğrenime ve öğretime açıktır. Sosyal ve sıcakkanlı, duyarlı kişiliklerdir. Ekip ruhunu oluşturmaya ve bir parçası olmaya çalışır. Ben değil, biz der. İnançlarına körü körüne bağlı değildir, gelişime açıktır. Çalışkan, sorumluluk sahibi ve metodiktir. Yaşamından ve işinden zevk alır. Motivasyonu yüksektir, duygularını tanır ve kontrol edebilir. Hedefi ve ulaşmak için planı vardır. Dayanışma ve istişareye önem verir. Adil ve dürüsttür. İsraftan hoşlanmaz. Zamanın israfından ise nefret eder.

             Tüm bu arketiplerle eminim sizlerde hem iş hayatınızda hem de günlük yaşantınızda karşılaşmışsınızdır. Peki siz hangisine uyuyorsunuz?

 
          

     


 
                  
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder